
|
Her gün biraz daha büyüyen bebeğiniz artık “yeni doğan” sınıfını geçmiş sayılır. Fiziksel gelişimi de hızla devam etmektedir. Kafasının arkasındaki yumuşak nokta kaybolmuştur, ön taraftakinin tamamen kaybolması ise bazı durumlarda 18 ayı bulabilir. Saç rengi ve şekli de muhtemelen değişmeye başlamıştır. Siz belki fark etmeseniz de geçen birkaç hafta boyunca bebeğin doğumdaki saçları dökülmeye ve yerine yeni ve kalıcı saçlar çıkmaya başlamıştır. Bu süreç birkaç ay daha devam eder. Bu yazının devamını okuyun » |
|
Prematüre Bebek
Vaktinden önce doğan bebekler için ne gibi özel bir bakım gerekmektedir? Vaktinden önce doğan bebeklerin, gerekli imkanların mevcut olduğu hastanelerde bakıma alınmaları en iyi yoldur. Bir kuvöz veya ısıtılan çocuk karyolası gerekli olabilir. Özel formüllerin hazýrlanması gerekebilir ve bu gibi bebeklere gıda tüp veya damlalık ile verilmesi gerekli olabilir.
Genellikle normal süresinden (dokuz ay) önce doğan bir bebeğe vaktinden önce doğmuş nazarıyle bakılmaktadır. Her vakada gebeliğin uzunluk süresi tayin edilemediğinden, 2,5 kilodan az ağırlıkta doğan bütün bebeklere vaktinden önce doğmuş nazariyle bakılmaktadır. Vaktinden önce doğan bebeklerde normal sürede doðan bebeklerden daha fazla kusurlarý olma eğilimi var mıdır? Evet. Ancak, bunların büyük çoðunluðunun yapıları normal olmaktadır. Vaktinden önce doğan bir çocuk hastaneden ne vakit ayrılabilir? Çocuk sağlıklı bir duruma geldiğinde ve tercihen 2000 gr ulaşıldığında hastaneden evine getirilebilinir.
Bebek ne kadar küçükse ve ne kadar az gelişmişse yaşama þansı o ölçüde azdır. Ancak, günümüzde vaktinden önce doğan bebeklerin kurtarılma oranı durmadan artmaktadır. Eğer kalplerinde, beyinlerinde veya ciğerlerinde sakatlıkları yoksa, 2 ila 2,5 kilo ağırlığında vaktinden önce doğan 900 ile 1350 gram arasýnda doğan bebeklerin yaşatılma şansı nedir? 900 gramın altýnda doðan bir bebeðin yaþama þansý var mýdýr? Gebelik süresinin uzunluðunun bebeðin yaþama þansý ile bir iliþkisi var mýdýr? Evet. Gebelik hali ne kadar uzun sürmüþse bebeðin yaþama þansý o oranda artmaktadýr. Eğer bir bebek bütün gebelik süresi içinde anne rahminde kalmıþsa ancak doðduðu zaman vaktinden önce doðmuþ bir bebek ağırlığında ise, bu bebeðin vaktinden önce doðmuþ bir bebekten daha fazla Evet. Her vaktinden önce doðan bebeðe oksijen verilmekte midir? Hayýr. Ancak yeni, vaktinden önce doðan bebeðin nefes almasý için gerekli ise, oksijen verilmektedir; o da özel tecrit halinde ve yalnýz birkaç gün süre için. Yeni doðan bebeðe fazla oksijen verilmesinin gözlerine ve akciðerlerine zararlý olabileceði görülmüþtür. Yeni doðan bir bebek ne kadar süre kuvözde tutulmaktadýr? Fazla oksijen ve ýsýya ihtiyaç duyduðu sürece. Erken doðan bir bebek hastaneden eve veya evden hastaneye nakledilebilir mi? Evet. Taþýnabilir kuvözleri bulunan özel ambulanslar vardýr. Bunlar taþýndýklarý zaman erken doðan bebeklere gerekli oksijen ve ýsýyý temin etmektedirler. Her hastanede erken doðan bir bebeðin bakýmý temin edilebilir mi? Daha büyük olan erken doðan çocuklara her hastanede gerekli bakým temin edilebilir.Ancak, çok küçük olanlarýn özel vaktinden önce doðan çocuk hastanelerine getirilmeleri gerekmektedir. Vaktinden önce doðan bir bebeðe doðumdan sonra besin verilmekte midir? Vaktinden önce doðmuþ bir bebek memeden süt emebilir mi? Daha büyük olanlarý emebilir. Ama çok küçük olanlar ememez. Güçlü bir þekilde emme ve yutma refleksinin geliþmesi gerekir. Çok küçük olan erken doðmuþ bebekler nasýl beslenir? Bebeðin burnundan yutaðý yoluyla midesine bir polyetilen tüp sokulur. Sonra bu tüp yoluyla bebeðe çok az miktarlarda besin verilir. Bu besleme tüpü günlerce yerinde býrakýlabilir mi? Bu tüp ne kadar zaman yerinde býrakýlabilir? Bebeðin meme aðýzdan emzirebilinmesine kadar. Bu bir gün veya birkaç hafta sürebilir. Bu tüp uzun süre yerinde kalýrsa bebeðe zararlý olabilir mi? Hayýr. Bebeðe ne miktarda besin verilir? En baþýnda bir defada yarým çay kaşığı (2 cc.). Bu besinler her saat veya iki saatte bir Erken doğan bebeðin süt dışında besine ihtiyaçları olur mu? low cost synthroid Evet. Annenin rahminde son bir veya iki ay gelişmesinde gerekli demir ve vitamin gıdalarını normal olarak alamamıþ olacağýndan, erken doðmuþ bebeklere fazla vitamin ve demir damlalarý sütle birlikte verilmesi gerekebilecektir. Bazý hallerde erken doðmuþ bebeðin besinine ufak miktarlarda kalsiyum da ilave edilmektedir. Erken doğan bebekler anemik olma eğilimini göstermekte midirler? Evet ve birkaç gün veya birkaç hafta böyle kalabilecektir. Erken doðan bebeklere baþka ne gibi tedavi metotlarý tatbik edilmektedir? Bazý bebekler mide tüpünden gerekli besini alamadýklarýndan bunlara fazla gýda damar yolundan Erken doðmuş bebeklere kan nakilleri yapýlmasý gerekli olmakta mıdır? Çok nadir hallerde evet. Hemoglobin oraný çok düþükse, kan nakli yapýlmasý gerekli olabilecektir. Erken doðmuþ bebeklerin büyük çoðunluðu besinlerine ilave edilen demire gayet iyi cevap vermektedirler. Erken doðmuþ bebeklere antibiyotik ilaçlar verilir mi? mestinon Evet. Bazý hastanelerde enfeksiyonlara çok meyilli olan erken doğmuþ bebeklere, bu enfeksiyonlarý önlemek için antibiyotikler verilmektedir. Erken doðan bebeklere banyo ve buna benzer bakım yaplmakta mıdır? Genellikle erken doðmuþ bebeklerin fazla dokunulmamasý ve ellenmemesi gerekli olmaktadýr. Erken doğan bebeklerin göz ve kulaklarýnýn özel bakýma ihtiyaçları var mıdır? Hastanede kaldýklarý sürece her gün göz ve göz bakýmý olur. Bir bozukluk olup olmadýðýný tespit Erken doğma bebeğin, kalbi veya ciğerleri üzerinde etkisi olur mu? Erken doðma kalpteki kapamasý gereken deliklerin kapanmamasý ve akciðerlerin geliþimine baðlý
Eðer doðumda ya da beyin uzun süre oksijensiz kalmamasý düþük kan þekeri sorunu yaþamamýþsa bebekte organik bir sakatlýk bulunmuyorsa, iyi bir bakým sayesinde, bebeðin hastaneden çýkmasýndan Kaynak: |
|
Göbek Bağı Düşene Kadar Dikkat Edilmesi Gerekenler Göbek bağı temiz tutulmalıdır: Taze göbek bağı yeni doğan bebek için en önemli enfeksiyon giriş yerlerinden biridir. En az günde bir kez olmak üzere tercihen her bez değişimi sonrasında göbek bakımı yapılmalıdır.
Göbek bağı kuru tutulmalıdır: Göbeğin hava ile temas etmesi durumunda göbek bağı kendiliğinden kuruyacaktır. Annelerin en merak ettiği konulardan biri bebeğin göbek düşme süresince banyo yaptırıp yaptıramayacaklarıdır. Bu konuda da farklı görüşler olmasına rağmen göbeğin düşmesine kadar geçecek 2-3 hafta içinde bebeğin temiz tutulmaması enfeksiyon riskini de beraberinde getireceğinden, uzun ve küvet banyolarının yerine sünger ile duş şeklinde kısa banyolar yararlı olacaktır. Banyo sonrasında göbek bağı temiz bir bez yardımıyla hızla kurulanmalı gerekirse saç kurutma makinesinin en düşük ayarı ile kurutulmalıdır. Bebek bezinin sık aralıklarla değiştirilmesi böylece ıslak ve nemli bezin uzun süre göbek bağıyla temasını engelleyecektir. Bezin ön kısmının göbek bağı dışarıda kalacak şekilde katlanması da uygun olacaktır. Göbek bağının kendi kendine düşmesine izin verin: Göbek bağı vakti geldiğinde kendiliğinden ayrılacaktır. Ayrılma sırasında az miktarda kanama olabilir ama günler içinde devam eden ısrarlı kanama durumunda hızla doktorunuza başvurmanız uygun olacaktır. Göbek Bağı Düşmeyen Bebeklere Banyo Yaptırırken… Bebeklere her gün banyo yaptırılabilir ancak ilk birkaç ay haftada 2-3 kez banyo yaptırılması yeterli olur. Özellikle yüz, saçlı deri, göbek bağı, eller ve bez bölgesinin temizliği önemlidir. Banyo esnasında önce gövde bebe şampuanı ya da sabunu ile yıkanıp durulanmalı. Bebeğin kafası hafif geri yatırılarak saçlı deri göz yakmayan şampuanı ile yıkandıktan sonra yüz temizliği yapılmalıdır. Göbek bağı temiz pamuk ile kurulanıp göbek bağı, doktorunuzun söylediği gibi temizlenmelidir. Göbek Bağı Erken Düştüğü Durumlarda Bazen göbek bağının yeterince kurumadan düşmesinden sonra granülom olarak adlandırılan göbek deliği bölgesinde pembe renkte yumuşak bir kitle görülebilir. Granülom belirtileri aşağıdaki gibidir: • Göbek düşmesine rağmen göbek deliğinden açık sarı renkte, kıvamlı bir akıntının olması, Bu Durumlarda Doktorunuza Başvurun! • Kanamanın devam etmesi, İstanbul Hizmet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü |
|
Bebek Büyütürken Yapılan 20 Hata! ——————————————————————————– Medical Park Fatih Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Dr. Feyza Çivici Gümüş; çocuklarımızı büyütürken yaptığımız ve birer şehir efsanesinden ibaret ‘geleneksel hataları’ sıraladı.. 1- EYVAH SÜTÜM YETMİYOR, MAMA VERMELİYİM: Yeni annelerin en çok endişe ettiği konulardan biri, bebeğin aç kalma ihtimali. Bu nedenle de çoğu zaman bebekler gereksiz yere mamayla besleniyor. Oysa anneler, sütünün yetip yetmediğini bebeğinin çişini takip ederek anlayabilir. 24 saatte en az 5-6 kez bezini ıslatan bebek, anne sütüyle doyuyor demektir. Anne sütü yetersizliğine ancak bir çocuk hastalıkları uzmanı doktor karar verebilir ve onun tavsiyesi gereğince mama takviyesine başlanabilir. 2- ŞEKERLİ SU SARILIĞA İYİ GELİR: İlk günlerde anne sütünün gelmesinde yaşanabilecek bir sorun, bebeğin zayıflamasına ve sarılık oluşumuna yol açabilir. Halk arasında, aç kalan ve az idrara çıkan bebeklere şekerli su verilmesi önerilir. Oysa bebeğin beslenmesinde şekerli suyun yeri yoktur. 3- ÇOCUĞUM İKİ YAŞINA GELDİ ARTIK BEZİ BIRAKMALI: İki yaş, çiş eğitimi vermek için başlangıç dönemidir. Ancak çocuk bu konuda asla zorlanmamalı, altına kaçırdığı için kızılmamalı, sık sık tuvalete tutularak eğitime tabi tutulmamalı. 4- DONDURMA HASTA EDER: Dondurma, tüm çocukların sevdiği ve faydalı bir gıdadır. Boğaz ağrısına neden olmaması için yalayarak yenmeli ve yanında su içilmeli. 5- GÜRBÜZ ÇOCUK SAĞLIKLI OLUR: Gürbüz çocuk, sağlıklı çocuk değildir! Dengeli beslenen çocuk, zayıf da olsa sağlıklı kabul edilir. Çocukları asla yemek yeme konusunda zorlamayın, yemediği zaman beslenmeyi sonlandırın. 6- ÇOCUK SICAK HAVAYI SEVER: Çocuklar, her zaman terlemeyeceği şekilde giydirilmeli. Üşüyeceği korkusuyla çocukları çok giydirmek ve sarıp sarmalamak, terlemeye ve hasta olmaya yol açar. Pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, içinde naylon karışımı olan ve özellikle polar tipinde olan kıyafetler giydirilmemeli. 7- FAZLA HAREKET EDERSE TERLER HASTA OLUR: Hasta olur endişesiyle çocuğun hareket etmesini kısıtlamak çok yanlış bir yaklaşım. Her çocuk hareket edince terler; terleyince üstünü değiştirebilirsiniz! ‘Çok terledin artık yerine otur’ demek, onu tembel, hantal ve mutsuz yapar. Zaman içinde metabolizma hızı azalan çocuk, hızla kilo almaya başlar. Hareket etmelerini kısıtlamaktansa, spora (yüzme, basketbol vb) yönlendirin. 8- ŞAŞILIK BÜYÜYÜNCE GEÇER: Çocuklarda şaşılık bir yaşına kadar fizyolojik kabul edilir. Ancak bir yaşından sonra düzelmeyen şaşılıklar için mutlaka göz doktoruna başvurulmalı. Bir yaşından önce bebeklerde Nistagmus (göz küresinin istemsiz titremesi) görüldüğünde de mutlaka bir göz doktoruna muayene ettirilmeli. 9- USLU DURDU HAMBURGERİ HAKKETTİ: Çocuklar mutlak suretle sağlığı ciddi şekilde tehdit eden fast food gıdalardan uzak tutulmalı! Bu ödüllendirme şekli yerine başka yöntemler seçilmeli; sinema ya da tiyatro ya götürmek gibi… 10- AĞLADI HEMEN KUCAĞIMA ALAYIM: Bebeği avutmanın birçok yolu var; her ağladığında hemen kucağa almak çözüm değil. Ağladığında yanına yaklaşıp onunla konuşmak, ten temasında bulunmak, ona şarkı ya da ninni söylemek ve karnını okşamak bebeği avutabilir. Ancak sırf kucağa alışmasın diye çocuğu hiç kucağa almamak da kendini güvende hissetmemesine ve mutsuz olmasına yol açar. Bu denge iyi kurulmalı. 11- DAHA ÇOK KÜÇÜK YALNIZ YATARSA KORKAR: Genellikle 6 aydan sonra bebeğin odasının ayrı olması uzmanlarca önerilir. Bu sınır en fazla 2 yaşa kadar uzatılabilir. 12- BÜYÜKBABAN UZAĞA GİTTİ GERİ GELECEK: Çocuklara ölümü anlatmak zordur. Ancak ölen kişinin geri döneceği söylenmemeli, çocuk boş bir beklentiye sokulmamalı. Ölen kişinin bir daha dönmeyeceği, cennete gittiği ve orada mutlu olduğu söylenmeli. 13- ÇOK GAZ YAPIYOR FAZLA SÜT İÇMESİN: Çocuklarda 1 yaşından önce inek sütü kullanılmamalı. Ancak bir yıldan sonrada günlük süt tüketimi 400 CC’yi geçmemelir. Sütün içinde bulunan laktaz adlı şeker gaza yol açar. Fakat artık piyasada laktazsız sütlerde bulunabiliyor. Gaz sorunu olan çocuklara bu tip sütleri içirilebilir; ancak çözüm kesinlikle süt vermemek olmamalı! 14- AYAKTA SALLAYINCA HEMEN UYKUYA DALIYOR: Çocuğu sallayarak uyutmak tıbben önerilmiyor. Ancak halk arasında ‘ayakta sallama’ en çok kullanılan yöntem. Çocuk; hafif tarzda ve sarsmayacak şekilde sallanırsa tahribatlara yol açmaz. 15- FAZLA BANYO YAPARSA ÜŞÜTÜR: Çocuklar banyo yapmaktan hasta olmaz. Yazın her gün, kışın ise hafta üç kez banyo yapılması önerilir. 16- SIFIRA VURDURURSAK SAÇLARI GÜRLEŞİR: Bu inanışın tıbben hiçbir geçerliliği yoktur! 17- PUDRA İSİLİĞE İYİ GELİR: Pudranın isiliğe iyi geldiği yanlış bir düşünce değildir. Ancak toz pudralar yerine sulu pudralar seçilmeli. İsiliğin en iyi tedavi şekli ise çocuğu sık sık yıkamaktır. 18- BOL BOL GÜNEŞLENİRSE KEMİKLERİ GÜÇLENİR: ‘Çok fazla güneşe maruz kalmak kemikleri güçlendirir’ mantığı tam olarak doğru değil. Zararlı ışınlarından etkilenmemek için güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde çocuğunuzu güneşe çıkarmayın. Güneşe çıkarken de mutlaka yüksek koruma faktörlü güneş losyonları ve kremleri sürün. 19- BİBERON VE EMZİĞİ ÇOK SEVİYOR: Biberon ve emzik hiçbir çocuğa önerilmiyor. Biberon; bebekte ‘meme başı şaşkınlığı’na yol açıyor ve anne göğsünden soğutuyor. Mamayla beslenmek zorunda kalan bebeklerde, biberon en geç 2 yaşında bırakılmalı. Emzik de, damak yapısını bozabiliyor ve çocuğun enfeksiyon kapmasına yol açabiliyor. 20- FİTİL VEREYİM RAHATLASIN: Çok zorda kalmadan ve doktor tavsiyesi olmadan ne fitil ne de ilaç kullanılmalı. micardis
|
|
Eviniz çocuklar için emniyetli mi? indocin colchicine indomethacin ABD’de yapılan bir çalışmada eve kazalarının % 79′unda anne-baba ve çocuk ayrı odalardayken meydana geldiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar soruyor eviniz çocuklar için emniyetli mi?
VKV Amerikan Hastanesi Uzm. Dr. Önder Çerezci Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Klinik Şefi çocukları ev kazalarından korumak için önemli tavsiyelerde bulunuyor. İşte o tavsiyeler İnsanlar doğumdan, erken yetişkin dönemine kadar geçen süre boyunca genel vücut hacmi çeşitli değişikliklerine uğrarlar. Dolayısıyla bu büyümenin değerlendirilmesinde kullanılan başlıca ölçekler vardır: 1. Vücut boyutları: 2. Kuvvet, Ortalama olarak insanlar 3.5 kg civarında ve 50 cm kadar doğarlar. Gövde bu uzunluğun % 70′ni oluşturmaktadır. Bunu izleyen 20-10′luk sırada boy 3-4 kat artarken, ağırlık ortalama 20 katına kadar çıkar. Büyüme, gelişme sırasınca belirli bir sıra izlenir. Örn: Vücut kısımlarının büyümesinde başlangıçta en hızlı büyüyen bölüm baştır. İlk 6 aydan sonra göğüs çevresi hızla artar 9 ile 12 aydan sonra kol ve bacakların uzama hızı ön plana geçer. Ergenlik döneminde ise büyüme hızı daha çok ayak ve bacak uzunluğunda artış şeklinde gözlenir. Bunu kalçaların enine büyümesi ve daha sonra göğsün ön-arka çapının artması, omuzların genişlemesi ve gövde uzunluklarının artması şeklinde izler. Yiyeceklerinden, kullandığı araçlara kadar, birçok araç-gereç duruş açısından önem kazanır. Erkek çocuklar genel olarak 2 yaşa kadar daha hızlı büyürler. Daha sonra artarak 14 yaş civarında en yüksek düzeye ulaşır ve sonra tekrar yavaşlar. Son boyun uzunluğuna 20′li yılların başlangıç ve ortalarında ulaşılmış olur. Dolayısıyla bazı erkek çocuklarda 14-15 yaş görüntüsü büyümelerini tamamlamış görüntülerine yakın iken, bir diğer grupta ise güçlü bir büyüme fazına başlangıç bu yaşlardan itibaren olmaktadır. Kız çocuklarında puberte büyüme sıçraması 9 yaş civarında başlar. 12 yaş civarında en hızlı evreye ulaşır. Tam erişkin dönem 16 yaş civarında tamamlanır. 10 ve 12 yaşlarda aynı yaştaki erkek çocuğundan daha uzundur. Bu değişiklikler ülke, coğrafya, sosyal ve kültürel özelliklere göre de önemli farklılıklar göstermektedir. Bugün batı dünyasında birçok ülkelerin çocukları daha iyi beslenmekte, daha iyi hijyen koşullarında büyümekte, hastalıklardan daha iyi korunmakta, daha iyi tıbbi yardım görmekte, daha iyi eğitim görmüş anne-babalar tarafından yetiştirilmekte ve yıllar öncesinin çocuğuna rağmen çok daha uygun bir fizik ortamında yetişmekte. Büyüme ve gelişim potansiyellerini geliştirme olanağı bulmaktadırlar. Ülkemiz çocukları yaşa göre büyüme eğrileri 13-14 yaşlarına kadar batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde beyaz ve çocukları için verilmiş eğrilere hemen hemen eşittir. Sonuç olarak tasarımlar kız ve erkek çocuk boyutlarının değişimlerindeki farklılıklar göz önüne alınarak yerine getirilmelidir. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki birçok çocuk kazalarından ergonomik yetersizliklerin önemli bir rolü vardır. Ancak çoğu çocuk kazası bu açıdan ciddi bir değerlendirmeye alınmamakta, ayrıntılı bir kaza analizi yapılmamaktadır. Günümüzde bu tip kaza analizleri önemli ergonomik çalışmalar arasındadır. Burada yapılan bir çalışma detayından bahsetmek istiyorum. ABD’de yapılan bir çalışmada telefonla yardım için bildirilen 86 zehirlenme olayı üzerine bir çalışma yapılmış. Kazaya uğrayan çocuğa ürün, çevre ve iş açısından değerlendirme yapılmış. Kurmanların hepsi 5 yaşın altında bulunmuş ve şu ip uçlarına ulaşılmıştır. 1. Vakaların % 79′unda anne-baba ve çocuk ayrı odalardayken kaza oluşmuştur, Tüketici güvenlik kurulu 5 yaş altındaki çocukların % 85′inin kapağı 5 dk. açamaması gerektiğini yine de %80′inde ise uygun açma tekniğinin gösterilmesine rağmen 10 dk. içerisinde kapağı açamaması gerektiği koyu olarak belirlenmektedir. Hiçbir güvenlik önlemi anne-baba dikkatini tam olarak alamasa da düşme, çarpma, takılma, sıkışma kazalarında ergonomik yetersizlikler büyük önem kazanmaktadır. Oyun çocuk kişiliğinin gelişmesinde önemlidir. Çocuğun çevreye olan uyumu oyunla gerçekleşir. Oyunun yerleri çeşitli şekillerde biçimlenebilir ve değişiklikler olmalıdır. Bu yerler çocuğun gereksinimlerine göre ayarlanmalıdır. TSE’nin oyuncak güvenliği açısından koyduğu standartlar vardır: 1. Tutuşma ve parlama, Oyun alanları trafik emniyetli, dumansız, yeteri kadar güneşli, su seviyesinin yüksek olmadığı alanlar yapılmalıdır. Yerleşim yerlerindeki oyun alanları konut ve diğer mahallelerle bağlantılı olmalı, çevreye göre değil, ulaşım sistemine göre planlanmalıdır. Cadde, taşıt, park yeri, tren yolu, devlet su kanalları gibi tehlikeli bölgelerin yakınında oyun yerlerinin çevresi en az 1 metre yükseklikte çit duvarla örtülmelidir. KREŞLER: Konutlara yakın ve trafikten uzak olmalıdır. Kreşlerde her bir çocuk için 2-3 m2 alan tasarlanmalıdır. Emme, emekleme çağında ve yürümeye başlayan çocuklara özel alanlar tasarlanmalıdır. Kundaklama masası, emekleme kasası, dolaplar, oyuncak rafları, çocuk masaları, çocuk sandalyeleri için alanlar ayrılmalı, bunlar çocuğun büyüme ve gelişme devrine göre çocukları kısıtlamayacak ve gelişmelerini olumsuz etkilemeyecek şekilde tasarlanmalıdır. Ana okullarında her bir çocuk için yaklaşık 1.5-3 m2 alan gereklidir. Her bir oda da 11 çocuk için planlanmalıdır. Dolaplar oyuncak rafları, çocuk masaları-sandalyeler, yazı tahtası ayrıca alana konmalıdır. Ev bir barınaktan çok çocukların güvenli olarak yetiştirilebileceği bir yer olmalıdır. Buralarda aile yaşamlarını sürdürürler ve beraber büyürler. Aile içi bağlı oluşum da kuvvetlenir. Sosyalleşme, kültürel ve zihinsel uyarılma da evlerde olmaktadır. Evde ergonomik yetersizlikler aile bireylerinin sağlığını yakından ilgilendirir. Ev düzeni ile ilgili çalışmalar, ev yerleşim ve kullanımında ülkeler arasında farklılıklar olmakla birlikte, temel esaslar da geniş bir yaklaşım birliği oluşturduğu görülmektedir. Bunların çoğu çağlar boyu deneme-yanılma yöntemleriyle varılmış pratik sonuçlardır. EV GÜVENLİĞİ: Ev kazalarında en çok etkili olan araçlar: 1. Dönen motorlu araçlar, Ev kazaları açısından en tehlikeli yerlerden bir tanesi de merdivenlerdir. 1995 yılında İngiltere’de yapılan çalışmalarda 2.5 milyon yaralanma ve 4 bin ölümün ev kazaları nedeniyle oluştuğu belirtilmektedir. Bu yaralanmaların 230 bin ve ölümlerin 497′i merdivenden düşme sonucu meydana gelmiştir. Evlerde özellikle mutfak ve banyo önemli iki mekandır. Çünkü tüm ev halkı tarafından kullanılır. Ayrıca, kazaların riski bu iki mekanda çok yüksektir. Mutfaklarda ocak yakınlarında ısıya dayanıklı tezgah kullanımı, çalışma alanında gölge düşürmeyecek şekilde aydınlatma sistemleri, fırınlar, duvara monte edilmişse mutfak tezgahıyla aynı seviyede olması sağlanmalıdır. Banyoda yerde |
|
bebeğimizin güvenliği Ev kazaları ,bebek yaralanma ve ölümlerinde başta gelen nedenlerdir.
Bebekler yeni doğmuş olsalar bile oldukça hareketlidirler ve yakaladıkları her nesneyi ağızlarına götürmek isterler.Ansızın kundak masasından yuvarlanıp düşebilirler veya yatağına düşürülen madeni para , boncuk vs .. materyeli yutabilirler. Özellikle bebek emeklemeye başladıktan itibaren tehlikeler çok daha fazlalaşmaktadır.Evin içi gerekli önlemler alınmadıkça bebek için tuzaklarla doludur. Bebeğin hem dünyasını keşfetme ,tanıma merakını engellememek hem istediği yere gitme özgürlüğünü kısıtlamamak ve hemde güvenli olmasını sağlamak için bebek emeklemeye başlamadan önce evde gerekli pratik önlemler mutlaka alınmalıdır. Bahçe ile ilgili Bahçe ilaçları bebeklerden uzak tutulmalı ,kilitlenmeli( gübre, böcek ve ot öldürücü ) Çünkü bazıları çok zehirlidir. Banyo ile ilgili Klozete kilit takılmalı.ELİNİ SOKABİLİR ,İÇİNE DÜŞEBİLİR Mutfak ile ilgili Buzdolabı bulaşık makinesi, çamaşır makinesi gibi eşyalara çocok kilidi takılmalı.İÇİNE GİREBİLİR Bebeğin Yatak Odası ile ilgili Bebeğin karyolası herhangi bir şeye ulaşamayacağı bir yere yerleştirilmeli. Salon ve oturma odası ile ilgili Masa , sehpa vs mobilyaların sivri köşelerine köşe koruması takılmalı KAFASINI ÇARPABİLİR Tüm evle ilgili Evdeki tüm prizlere koruyucu kapak takılmalı.ÇARPILABİLİR Bebek Bakımı ile İlgili Bir yaşından önce düşme en sık rastlanan kazadır. Otomobil İle İlgili
Bebeğiniz Otomobilizde Yeterince Güvende mi? Bir oto koltuğu almak, bebeğiniz için ilk alışverişinizi yaparken aklınızda olmayabilir, ama kesinlikle en önemli ihtiyaçlardan birisidir. Bebeğiniz doğumhaneden çıktığı andan itibaren arabaya bindiği her an onu güvenli bir koltukla taşımanız gerekir. Bir oto koltuğu almak, bebeğinizin güvenliği konusunda yapabileceğiniz sadece ilk adımdır, ama önemli olan bir diğer konu da oto koltuğunu arabanıza doğru bir şekilde yerleştirmeniz olacaktır. Yapılan araştırmalara göre; oto koltuklarının %85’i doğru yerleştirilmemektedir. Bu yüzden kullanım talimatının iyi okunması gerekir. Oto koltuğu aracın koltuğuna mümkün olduğunca sıkı bir şekilde yerleştirilmelidir. Bir kez yerleştirildikten sonra, koltuğu mümkün olduğunca yerinden oynatmamak gerekir. Koltuğa bebeğinizi oturttuktan sonra oto koltuğunun emniyet kemerleri omuzlarından ve omuzlarının altından bebeğinizi kavramalıdır. Emniyet kemerleri rahat ve düzgün bir şekilde durmalıdır. Oto Koltuğuyla İlgili Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar: Yolculuğunuz çok kısa bile olsa her zaman oto koltuğunuzu kullanın. Bebek mağazalarında çok çeşitli oto koltukları olduğundan dolayı, anne babalar hangisini alacaklarına karar verirken büyük bir sıkıntı çekiyorlar. Çünkü, doğal olarak bebeklerine maksimum korumayı verecek olan ürünü almak istiyorlar. Bebeğinizin yaşına ve ağırlığına göre 5 çeşit oto koltuğu vardır. 1 ) 0 – 9 kilo arasındaki bebekler için: Sadece yüzü arka koltuğa dönük şekilde kullanılır. Yaş olarak yaklaşık 8 aylıktan 4 yaşına kadar küçük çocuklar için kullanılabilir. Bu yaşlardaki çocuklar oturabilir, ama güvenli oturma yüzeyine ihtiyaç duyar, bu nedenle bu koltuklara çocuk güvenlik koltuğu denir. Yaklaşık 3 – 7 yaş arası çocuklar için kullanılabilir. Yaklaşık 6 – 12 arası çocuklar için kullanılabilir. Sadece yetişkin kucağındayken ve omuz kemeri ile kullanılır. |
Laboratuvar tetkiklerinin normal sonuçlarıLaboratuvar tetkiklerinin normal değerleri önemli not: Burada verilen normal değerlerler tek bir laboratuvarın değerleridir. Sonuçlar genelde benzer olmakla birlikte referans aralıklarının laboratuvarlar arasında farklılık gösterebileceğini unutmayın.Burada verilen normal değerlerler tek bir laboratuvarın değerleridir. Sonuçlar genelde benzer olmakla birlikte referans aralıklarının laboratuvarlar arasında farklılık gösterebileceğini unutmayın.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Semen Analizi
Yakın geçmişe kadar infertilite kadının sorunu olarak kabul edilirdi. Kırılgan erkek egosunun yansıması olan bu durum, erkeklik gücü ile üreme yeteneğinin birbirine paralel tutulmasından kaynaklanmaktaydı. Oysa günümüzde yapılan çalışmalar her 100 infertil çiftten 40ında sorunun erkekten kaynaklandığını göstermektedir. Cinsel güç ve boşalma ile ilişkisi olmadığından erkekteki infertilite, eğer anatomik bir bozukluk yoksa ancak çocuk sahibi olmaya karar verdiğinde fark edilebilir. Sperm analizi Yeterli bir sperm analizi için bazı önemli noktalar vardır. Verilen örnek taze olmalıdır, yani ejekülasyon ile inceleme arasında 30 dakikadan fazla zaman geçmemelidir.Örnek vermeden önceki 2-4 günlük sürede erkek herhangi bir yolla boşalmamış olmalıdır. Örnek mastürbasyon yolu ile sağlanmalı ve bu esnada herhangi bir kayganlaştırıcı ya da prezervatif gibi malzeme kullanılmamalıdır. Bu nedenlerle sperm örneği klinikte, bu iş için dizayn edilmiş özel odalarda verilmelidir. Örneğin değerlendirilmesi Miktar: Pek çok erkek kendi semen miktarını az ya da fazla bulabilir, ancak normal kabul edilen miktar 2-6 mL arasıdır. Bu hacmin çok az bir kısmı spermler tarafından oluşturulurken büyük kısmı spermleri taşımaya yarayan prostat bezi salgısıdır. Miktar çok az olur ise spermlerin hedefe ulaşması güçleşebilir. Benzer şekilde çok fazla olduğunda da sperm konsantrasyonu azalacağından gebelik şansı azalabilir. Akışkanlık: Semen ejekülasyon esnasında jel kıvamındadır. Yaklaşık 30 dakika içinde sıvılaşır ve akışkanlık kazanır. Eğer sıvılaşma olmaz ise spermlerin serbestçe hareket etme şansı azalır ve dolayısı ile gebelik olasılığı da düşer. pH: Normalde semen bazik bir sıvıdır. Bu spermleri vajinadaki asidik ortamdan korur. pH dengesindeki bozukluklar spermlerin yaşama şansını azaltır. Fruktoz: Bu şeker sperm hareketi için enerji sağlar. Yokluğu erkek üreme sisteminde bir tıkanıklık olduğunu düşündürür. Sayı: Ejekülatta bulunan sperm sayısı çok önemlidir. Mililitrede 20 milyondan daha az sperm olmasına düşük sperm sayısı, 10 milyondan az olmasına da çok düşük sperm sayısı adı verilir. Bu durum genel olarak oligospermi olarak adlandırılır. Bazı durumlarda ise ejekülatta hiç sperm olmaz. Buna azospermi denir. Semen tamamen normal görünmesine rağmen içinde sperm yoktur. Bu durumda testis biopsisi ile sperm aranır (TESA) Hareket: Sayıdan daha önemli olan spermin kalitesidir. Spermin yumurtaya ulaşabilmesi için yüzmesi yani hareket etmesi gerekir. Normalde spermlerin %50sinin ileri doğru hareket etmesi gerekmektedir. Şekil: Sperm kalitesinin en önemli göstergelerinden biride şekilleridir. Şekli normal olmayan spermlerin dölleme yeteneği düşüktür. Normal bir örnekte spermlerin %30unun normal şekilli olması gerekir. Bunlar dışında spermlerin kümeleşmeleri, örnek de iltihap hücrelerinin varlığı gibi diğer bazı faktörler de kontrol edilir. Ancak spermin dölleme yeteneği bilinen ve bilinmeyen pek çok faktörün etkisi altındadır. Bu nedenle hiçbir test sperm dölleme yeteneği hakkında %100 doğruluk da bilgi sağlayamaz. |
|
||
|
|
|
Recent PostsArchivesTag Cloud |
|
![]() |
|

Bebeğiniz tüm hamileliğiniz süresince amniyon kesesi adı verilen bir kese içinde gelişimini sürdürür. Bu kesenin içi amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı ile doludur. Amniyon sıvısı statik bir sıvı olmayıp sürekli emilim ve yapım halinde bulunur. Sıvının ana kaynağı bebeğin akciğerleri ve boşaltım sistemidir. Bu sıvı aynı zamanda bebekten dökülen hücreleri de içerir. Bu hücreler bebeğinizin tüm hücreleri ile aynı genetik yapıya sahip olduklarından incelenmeleri bebeğinizin genetik durumu hakkında bilgi verir.
Amniyosentez hem invazif bir girişim olduğu için hem de az da olsa düşük riski taşıdığı için rutin olarak her hamile kadına önerilmez. Kromozomal ya da genetik doğum defekti ya da bazı malformasyonlar açısından yüksek risk altında olduğu saptanan kadınlrda önerilen bir testtir. Genel olarak amniyosentez önerilmesi gereken durumlar şunlarıdır:

