Bebek Resimleri

Birbirinden Tatlı Bebek Resimleri

 
Bebeğinizin banyosu

Bebeğinizin banyosu

Bebeğinizin banyosu için bazı malzemelere ihtiyacınız olcaktır. Bunlar kolaylıkla yıkamanıza yardımcı olacak ve işinizi kolaylaştıracaktır. Bebeklerin banyosunda en önemli şeylerden biri suyun sıcaklığıdır. Bunun için dirseğinizi suya sokup yererince sıcak olup olmadığını anlayabilirsiniz.

Bebeğin banyosu için bebek sabunu, bebek şampuanı ve yumuşak bir yıkama beziniz olsun.

Bebeği yıkayabileceğiniz bir küvet almanız iyi olacaktır. Ayrıca, bebeği yalnız başınıza da yıkamanıza yardım edecek file, sünger gibi malzemeler satılmaktadır.

Suyun sıcaklığını kontrol etmek için termometre de alabilirsiniz. Piyasada ayaklı küvetler de vardır. Bunlar daha rahat etmenizi sağlayabilir.

Banyodan sonra bebeğin cildini bebek kremi veya yağı ile ovmanız da bebeği hem rahatlatabilir hem de cildinin kurumasını önler.

Bebeğe her gün banyo yaptırabilirsiniz. Yalnız, göbek bağı tam olarak düşene kadar silmeniz de yeterli olur.

Banyoyu her gün aynı saatte yaptırmanız iyi olabilir. Çünkü bebekler hep alıştıkları şekilde yaşamaktan hoşlanırlar. Akşam saatlerinde yaptırmak her zaman daha mümkün olacağından ve bebeğin gece biraz daha rahat uyuması için iyi olabilir.

Saçı ve vücudu bir arada temizlemek banyo süresini kısaltarak hem bebeğin hem de annenin hayatını kolaylaştırır. Ayrıca şampuanın içeriğindeki doğal mineraller sayesinde bebeğinizin cildindeki bariyer fonksiyonları da güçlenir. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise banyo suyunun sıcaklığı. Bebeklerin ciltlerindeki bariyer fonksiyonu gelişmediği için ciltleri çabuk nem kaybediyor. Bu sebeple banyo suyunun sıcaklığının 36°C, oda sıcaklığının 22 – 24° C olması gerektiğini aklınızdan çıkarmamanızda fayda var. Yine bebek cildi yetişkin cildine göre daha ince olduğu için bebekler çabuk üşüyorlar. Bu nedenle banyo süresinin ise 5 – 6 dakikadan fazla sürmemesi gerekiyor.

zithromax

 
Bebeğin altını temizlemesi

Bebeğin altını temizlemesi

Bebeğinizin altını değiştirmek ilk zamanlarda en çok tekrar edeceğiniz işlemlerden biridir. illk zamanlarda bebeğin sık sık altını pisletmesi normaldir. Anne sütünün hazmı kolaylaştırması sık sık acıkmasına ve bir o kadar da altını pisletmesine neden olacaktır. Ama unuutmayın ki onun metabolizmasına en uygun en sağlıklı besin anne sütüdür.
Aslında temizlikle ilgili malzemelerden önce, bebek ve erişkin sağlığı için en önemli konulardan birini burada hatırlatmakta fayda var.

Bebek bakımının en önemli püf noktalarından biri el yıkamaktır. Sürekli elinizi yıkayın. Altını değiştirmeden önce, değiştirdikten sonra, emzirmeden veya beslemeden önce, dışarıdan gelince, kendiniz tuvalete gittikten sonra vb. Yapılan araştırmalar, sadece el yıkamanın bile enfeksiyonları çok büyük oranda azalttığını gösteriyor.

Bebeğinizin alt temizliği önemlidir. Bebek cildi hassas olduğundan, kolaylıkla pişik olabilir. Bebeğiniz ve sizin için en kolay alt bezi, hazır çocuk bezleridir. Hazır bezler, çişi bebeğin tenine temas ettirmeden alt tabakaya atarak altının kuru kalmasını sağlar.

Bebeğiniz ilk zamanlar neredeyse her emzirmeden sonra anne sütü kakası denilen sarımtırak, cıvık dışkıyı yapacağı için bazen günde sekiz kez altını değiştirmeniz gerekir. O yüzden ilk ay bezlerinden bolca hazır bulundurun. Aslında kaka yaptıktan sonra en iyisi altını yıkamaktır. Eğer evinizde sürekli ılık su temin edebiliyorsanız altını yıkayın. Ancak, çok iyi kurulamak ve bir süre havalandırmak gerektiğini aklınızda tutun.

Diğer zamanlarda da ıslak pamukla altı silinebilir. Yine, altı kurumadan bezlemeyin. Bez değiştirmek için bir minderinin olması iyidir. Ancak bunun da temizliğini sık sık yapmalısınız. Gezmeye gittiğinizde, hazır alt silme bezlerinden bebek tenine uygun olanları kullanabilirsiniz. Eğer hazır bebek bezi kullanmıyorsanız, altını çok daha sık değiştirmelisiniz. Altını bağlamadan önce bir krem sürebilirsiniz.

 
Bebeklerde Ağız Bakımı ve Sağlığı

Bebeklerde Ağız Bakımı ve Sağlığı


Bebeğinizin ilk dişi belirir belirmez az miktarda süt dişi, flouridli diş macunu ile ve bir miktar gazlı bez ile dişetlerini temizlemeye başlamalısınız. Daha fazla dişi çıktığında ise, ona bir “bebe diş fırçası” alın. “bebe diş fırçaları” , yetişkinlere oranla daha hassas dişleri olan çocuklar için, uçları özenle yuvarlatılmış, yumuşak kıllı ve küçük başlı diş fırçalarıdır. Yavrunuzun dişlerini fırçalamanız onun hoşuna gidecek ve ileride diş fırçalama alışkanlığını kazanmasını sağlayacaktır.

Sağlıklı dişler ve diş etleri için;

Diş çıkarmaya başladığı andan başlayarak bebeğinizin diş ve dişetlerini temizleyin.
• Yavrunuz yeteri kadar büyüdüğünde, kendi dişini fırçalaması için onu cesaretlendirin ve ona da bir fırça verin.
Beslenme tarzının bol miktarda Kalsiyum ( süt, peynir,yoğurt ve yapraklı yeşil sebzeler iyi kaynaklardır) ve D vitamini (yumurta sarısı, yağlı balık ve süt ürünlerinde bulunur) içeriğinden emin olun.

• Şeker, kek ve şekerli içecekleri sınırlayın. Özellikle büyüdüğünde bunları tümüyle yasaklamayı başaramayacağınız için, yalnızca yemek zamanlarında yediğinden ve sonra dişlerini fırçalağından emin olun.

Not:İndikatörlü (Belirteçli) kıllara sahip olan bir diş fırçası tercih etmeniz durumunda , ebeveyn olarak çocuklarınızın dişlerini fırçalayıp fırçalamadıklarını gözlemlemeniz mümkün olacaktır. Ayrıca çocuklarınıza diş fırçalamayı özendirmek için, onun sevdiği çizgi kahramanların yer aldığı renkli ve şekilli diş fırçalarını almanız, yavrunuzun yaşamında çok önemli bir yer tutan diş fırçalama alışkanlığını ona kazandırmanız konusunda size büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

Emziği asla şekerli birşeye batırmayın ya da tahıl ve içeceklere şeker veya bal katmayın. Gıda etiketlerini incelemenizde yarar vardır; sakaroz ve glikoz da şekerdir.

nolvadex men and estrodiol in Bebeğinizin fazla dişi çıktığında, yumuşak bir bebe diş fırçası ve bezelye büyüklüğünde bebek diş macunu ( Büyükler için üretilmiş olan diş macunları çok fazla fluorid içerir) kullanın.zamanı geldiğinde kullandığınız diş fırçasını yenileyin, – indikatörlü diş fırçaları size ne zaman yavrunuzun diş fırçasını değiştirmeniz gerektiğini belirtir- çünkü bakteriler kılların arasında birikebilir.Bebeğinizin dişlerini sabahları ve yatma zamanında temizlemeyi alışkanlık haline getirin.

 
Bebeğiniz neden ağlıyor?

Bebeğiniz neden ağlıyor?


Bebeğiniz neden ağlıyor?

karnı mı acıkmış yoksa altını kirletmiş?

Bebeğinizin neden ağladığını merak ediyorsunuzdur. İlk zamanlar bunun ayırıdına varmanız zor olacaktır. Çünkü bebeğiniz haliyle her derdini ağlayarak ifade ediyor. Bebeğinizin altını ıslattığı için mi veya bir yeri ağrıdığı için mi ağlamanız için bazı pratik bilgiler vardır. Fakat zamanla bebeğinizin ağlamasına dikkat ederrseniz her ihtiyacı için farklı şekillerde ağladığını farkedecek, ihtiyacını hemen karşılayabileceksiniz.

Araştırmalar, bebeklerin sıkıntı ve ihtiyaçlarına göre değişik şekillerde ağladıklarını gösteriyor

*

Acı çektiğinde: Keskin bir feryat, nefes almadan devam eden kısa periyod bir çığlık, içe doğru çekilerek ağlama.

* Acıktığında: Düşen ve yükselen ses tonuyla kısa ağlama. Bebekler parmaklarını emer, yanaklarına vurur, annesi tarafından kucağa alınıncaya kadar bu ağlamasını kesmez.

* Yorulduğunda: Uykusu geldiği zaman yumuşak şekilde, tıpkı şarkı söyler gibi ritmik bir şekilde ağlar.

* Sıkıldığında: Yankı yapan bir ses tonu. Bu durumda ağlamasını kucağa alınıncaya kadar kesmez.

* Rahatsız olduğunda: Huysuz ve aksi bir ses tonu. Bu ağlama türünde bebeğin altını ıslattığı, üşüdüğü, terlediği mesajları alınabilir.

 
Bebeklerde Masaj

Bebeklerde Masaj


1881 yılında Berlin Üniversitesi’nde, başlarına masaj uygulanan kurbağaların daha aktif ve kuvvetli olduğu ortaya konmuştur. 1940’lı yıllarda bebeklerin sıkça kucaklanmasının solunumu ve dolaşımı uyardığı, zayıf ve düzensiz solunumun düzelmesine katkıda bulunduğu yönündeki bildiriler bu yöndeki araştırmalara itici kuvvet oluşturmuştur. Bilim adamları, tensel temas ve masajın büyüme ve gelişme, kronik hastalıkların nedene yönelik ve palyatif tedavisi, insanlar ve hayvanlar arasındaki iletişim düzenlenmesi üzerindeki biyolojik rolüne odaklanmışlardır.

Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerin %90’ından fazlası gelişmekte olan ülkelerde doğmakta olup, bu bebekler büyüme sürecinde yüksek düzeyde bakım ve özen gerektirmektedirler. Son yıllarda maddi yük getirmeyen ve uygulaması kolay bir yöntem olarak, bebeklerde masajın tedavi amaçlı kullanımı üzerine araştırmalar ortaya konmuştur. Ancak bunlar daha çok yaşamsal risk taşıyan hastalıkları nedeniyle hastaneye yatırılmış bebekler üzerinde yapılmıştır.


Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklerde hastanede uygulanan masaj tedavisi ile kilo alımlarının hızlandığı, gelişimlerin daha hızlı ve dengeli olduğu, daha uzun süre uyanık kaldıkları, daha atik oldukları kontrollü çalışmalarla gösterilmiştir. Ayrıca hastanede kalış süresi altı gün kısalmıştır. 8-12 ay sonra yapılan gözlemlerde, hastaneden ayrılınca masajın sürdürülmemesine karşın masaj grubunun hala kontrol grubuna göre daha iyi gelişme gösterdiği saptanmıştır. 1988 sonrasında yapılan farklı çalışmalarda, masajın gelişim üzerindeki etkileri yanında pek çok vücut işlevi üzerine etkisi de ortaya konmuştur. Prematüre, düşük doğum ağırlıklı bebeklerin annelerinde çaresizlik ve bebeğin bakımı konusunda yetersizlik duygularını azaltması da bebek masajının önemli bir avantajıdır.

Tensel temasın davranışlar, büyüme-gelişme ve vücut işlevleri üzerindeki güçlü etkileri, fizyolojik ve biyokimyasal veriler ile desteklenmelidir.


Masajın Etkileri ve Yararları


Taktil uyarının büyüme-gelişme ve davranışlar üzerindeki etkileri:
Dokunmanın biyolojisini inceleyen araştırmacılar, tensel temasın ve masajın yaşam kalitesini arttırdığına ilişkin etkileyici veriler sunmaktadır. İnsan gelişimi konusundaki çalışmalar çocuğu ile ilişkileri kopuk deprese annelerden doğan bebeklerin anlamlı oranda büyüme geriliği ve gelişimsel testlerde düşük performans gösterdiklerini bildirmektedir.


Belli bir süre masaj yapılan ve yalnızca beşikte sallanan bebekler karşılaştırıldığında masaj uygulananların daha aktif, daha uyanık oldukları, daha az ağladıkları görülmüş ve daha az stres düzeyini gösterir biçimde masaj sırasında ölçülen tükürük kortizol düzeylerinin başlangıca göre düşük olduğu saptanmıştır. Masaj uygulanan bebeklerin daha fazla kilo aldıkları, daha kolay uykuya daldıkları ve anneleri ile yüz yüze geldiklerinde daha yakın davranışlar sergiledikleri gözlenmiştir.


Araştırıcılar, masaj sırasında vagal aktivitenin arttığını bildirmektedirler. Artmış vagal aktivite, insülin gibi besin emilimini arttıran hormonları artırmakta, bebeğin kilo alımına katkıda bulunmaktadır.


Taktil izolasyon ve stimülasyonun fizyolojik etkileri:
Masaj temel olarak doğrudan iskelet-kas sistemini, sinir sistemini ve dolaşım sistemini uyarmakta ve bu sistemlerce düzenlenen bir dizi biyokimyasal ve fizyolojik işlemi başlatmaktadır.

Prematüre bebeklerde masajın 45 dakika öncesi ve bir saat sonrası yapılan değerlendirmede, masaj sonrasında kortizolün diürnal ritimden bağımsız olarak anlamlı olarak azaldığı gösterilmiştir.


Tensel temasın bağışıklık sistemi üzerine etkileri:
Araştırmacıların dikkatini çeken bir diğer konu tensel temasın bağışıklık sisteminin uyarılmasında doğrudan ve dolaylı etkileri olmuştur.

Laudenger ve arkadaşları annelerinden ayrılmış maymunların, antijen uyarısına daha az antikor yanıtı gösterdiklerini, Coe ve arkadaşları yaşamlarının ilk birkaç ayında annelerinden ayrılmış olan maymunların değişik derecelerde bağışıklık sorunları ile karşı karşıya kaldıklarını bildirmişlerdir.

Dokunmanın bağışıklık sistemi üzerinde oluşturduğu etkilerin santral sinir sistemi hormonol aktivite arasındaki ilişkiye dayandığı düşünülmektedir. Ayrıca, masaj tedavisinin natural killer aktivitesini arttırdığı belirtilmektedir.

Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalara ek olarak, masajın HIV (+) insanlarda da bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkilerini gösteren araştırmalar vardır. Bu kişilere bir ay süreyle haftada beş gün 45’er dakika uygulanan masaj ile anksiyetenin ve kan kortizol düzeyinin anlamlı olarak azaldığı, masaj sırasında seratoninin arttığı, natürel killer sitotokisitesinin azaldığı görülmüştür.


Tensel temasın anne üzerindeki etkileri:

Bebeğin okşanması ve dokunma sırasında annenin rahatlamasını ve anne sütünün artmasını sağlayan “prolaktin hormonunun” salgılanmasını arttırır.

Ayrıca anne bebek arasındaki duygu alış verişini sağlayarak, anne-bebek arasındaki bağı güçlendirir.
Bebeğe sevgi ve şevkatle dokunma onun gelişimine büyük katkıda bulunacaktır. Temel olarak bebeğin bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkileyen bir etkinlik olan masaj aynı zamanda bir rahatlama tekniğidir. Bilinçli bir biçimde rahatlama yeteneğini kazanması, aynı zamanda büyümenin yaratacağı zorluklarla başa çıkmasında bebeğe yardımcı olacak çok önemli bir avantaj olup bu ilk günlerinde ona verebilecek en değerli armağanlardan biri olacaktır.

Sonuç olarak;
Masaj, mekanik bir olay değil, bedenin tümünü ya da belirli bir bölümünü rahatlatmak için yapılan “dokunma” sanatıdır.
Bebek masajı bebeğin sağlığı, yaşam kalitesi anne ile iletişimi açısından önemlidir.
Bebeğin meme emme ve diş çıkarma dönemlerinde ise daha az gereklidir.
İntrauterin dönemlerinde ise daha az gereklidir.
Kas koordinasyonunu geliştirir.
Fiziksel gelişimine yardımcı olur.
Dolaşım, solunum ve sindirim sisteminin düzenlenmesine yardımcı olur.
Bebeğin rahatlamasına ve uyumasına yardımcı olur.
Hareketliliğini arttırır.
Bağışıklama sistemini güçlendirir.
Bebeğin daha uzun süre anne sütü ile beslenmesini sağlar.

 
Bebeklerde Diş çıkarma Sorunları

Bebeklerde Diş çıkarma Sorunları


Bebeğin diş çıkarması 6.ay ile 16.ay arasında süren ve ne zaman başlayacağı belli olmayan bir süreçtir. Bu sürecin başlangıcı kalıtsal özelliklere de bağlıdır. Anne-babanın diş çıkarma periyodu bebeğe yansır. Bununla beraber diş çıkarma döneminde belirtiler bebekten bebeğe göre de değişiklik gösterir. Bazı bebeklerde hiçbir belirti olmadan dişler çıkarken bazılarında diş belirti verip günlerce gelişmeden bekleyebilir. Diş çıkarma döneminde önemli olan bebeği dikkatle takip etmek, rahatsızlığı varsa gidermeye çalışmak ve mümkün olduğunca fazla sevgi, şefkat ve ilgi göstermektir. Zira çoğu bebekte diş çıkarma döneminde diş etlerinde ağrı olur ve bunu ona unutturmak için yoğun ilgi gerekebilir.

Diş çıkarırken genelde karşılaşılan rahatsızlıklar şöyledir:
Ağrı ve Huzursuzluk: Diş etlerinde dişlerin baskısı ile oluşan ağrılar bebekte huzursuzluğa yol açabilir. Bu gibi durumlarda küçük parmaklarla çok hafif masajlar ve hekim tavsiyesi ile diş etlerini rahatlatıcı kremler kullanılması huzursuzluğu biraz olsun azaltabilir.
Ağız salgılarının artması: Diş çıkaran bebeklerde salya akıtma çok yoğun şekilde görülebilir. Aslında bebekler onuncu haftadan itibaren salya akıtırlar ancak diş çıkarma ile beraber bu çok yoğunlaşabilir.
Yüzde kızarıklıklar: Yoğun salya akıtması sonucunda bebeğin özellikle çene kısmı tahriş olur ve kızarıklıklar görülebilir. Bu kızarıklıkları önlemek için salyasının gün boyunca yumuşak mendil veya bezlerle silinmesi gerekir. Ayrıca yatağında yatarken de çarşafı ıslatmaması için havlu kullanarak çarşafla temastan kaynaklanabilecek tahrişler önlenebilir.
Öksürük:

Aşırı ağız sıvısı salgılaması bebekte hafif öksürüğe yol açabilir. Eğer nezle grip gibi bir takım hastalıklarla ilgili belirtiler göstermiyorsa endişeye gerek yoktur.
Beslenememe: Bebek diş çıkartırken rahatlamak için her şeyi ağzına götürebilir ancak bu besleneceği anlamına gelmez. Çünkü emmek ya da biberonla beslenmek acısını artırabileceğinden bazı dirençler ile karşılaşmak normaldir. Özellikle katı gıdalar ile beslenmeye başlayan bebekler, bu yiyeceklere ilgilerini kaybedebilirler. Ancak bu kısa süreli bir dönemdir ve bu dönemi sıvı gıdalarla atlatarak bebeği bu şekilde beslemek bir çözüm yolu olacaktır.
İshal: Bu durum hekimlerin şüphe ile yaklaştığı bir durumdur. Zira diş çıkarma ile ishal arasındaki ilişki kesin değildir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta , bebeğin diş çıkarmadan dolayı yakalandığı ishali en fazla 2 dışkılama sonra kesilip kesilmediğidir. Daha uzun süren durumlarda mutlaka önlemler alınmalı ve doktora danışılmalıdır.
Ateş:

Ateş, diş etlerindeki ağrı ve baskının artması ile görülebilir. Bu durumda da yine ateş karşısında alınan önlemlerin alınması ve 3 günü aşan durumlarda mutlaka doktora danışılmasında fayda vardır.
Dişeti kanaması(Dişeti hematomu): Bazen diş gelirken çok hafif kanama da yapabilir. Bu kanama, mavimsi bir leke olarak görülebilir. Genellikle endişeye gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir.
Kulak ve yanaklarda rahatsızlık: Diş çıkaran bebeklerde kulaklarını çekiştirme veya yanaklarını kaşıma gibi halleri görülebilir. Özellikle azı dişleri çıkarken, dişetlerindeki ağrı sinirler nedeni ile kulak ve yanağa etki edebilir. Bu nedenle bebeğin bu rahatsızlıktan dolayı kulak veya yanaklarına küçük parmaklarla hafif masaj yaparak onu rahatlatmaya çalışmak iyi olacaktır.
Uykusuzluk:

Bebekler yalnızca gündüz diş çıkarmadığından gece uykusunda da azalma görülebilir.

Bebeğin Rahatsızlıklarını Hafifletmek İçin Neler Yapılabilir?
Bebek, diş çıkarmanın verdiği rahatsızlıklarla daha nazlı ve yorgun olacaktır. Bu nedenle ona mümkün olduğunca şefkat, sevgi ve ilgi göstermek gerekmektedir. Bu dönemde özellikle dikkatini başka yönlere çekecek ortamlar yaratmak (oyun oynatmaya çalışmak, vs gibi) acısını hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca bebeğin dişlerini kaşıyabilmesi için uygun materyaller verilmesi (lastik diş halkası, havuç, vs), ellerin iyice yıkanarak parmağın emdirilmesi, soğuğa yakın su vermek de rahatlatıcı olabilir. Bununla beraber soğuk kompreslerle de dişetlerine kısa süreli ve hafif masajlar ağrıyı biraz alabilir. Ayrıca jeller ve ağrı kesiciler de, doktor tavsiyesi ile uygulanabilir.

Dişlerin Çıkış Sırası:
Bebeğin dişleri 6 aydan sonra herhangi bir günde çıkmaya başlayabilir. Normal koşullarda 1 yılın sonunda bebeğin 8 dişi olur. 2 yıl sonunda ise 16-18 diş olması normaldir. Dişlerin geç çıkması veya eksik gelişmesi kalıtsal özelliklere bağlı olabileceği gibi Raşitizm (D Vitamini eksikliği) nedeni ile de olabilir. Bu nedenle takip çok önemlidir.


Bebeklerde Diş Bakımı:
Bebeklerin diş bakımı dişler görüldükten hemen sonra başlamalıdır. Dişler görülür görülmez özellikle geceleri ıslak, temiz bir mendille dişleri silmek ilk bakım için uygundur. 1 yaşından sonra ise yumuşak kıllı bir diş fırçası ile üzerine bezelye tanesi kadar diş macunu ile fırçalamaya başlanabilir. Diş macunu kullanımı 2 yaşına dek ertelenebilir. Kahvaltı sonrasında ve gece yatarken fırçalanması önerilmektedir.

Diş bakımına erken başlamak çok önemlidir. Süt dişleri çok dirençsiz olduğundan kolayca zarar görebilir ve çürüyebilir. Bu durum sonraki diş gelişimini de olumsuz etkiler. Bu nedenle problem olsun olmasın 12.aydan sonra bebeği bir diş hekimine götürmek ve diş bakımını düzenli yapmak büyük önem taşır.

 
Yürüteç kullanilmali midir?

Yürüteç kullanilmali midir?


YÜRÜTEÇ KULLANILMALI MIDIR? (Fzt.Dr.Deniz DARYAL)

Bir çocuğun yürümesine kadar geçen dönemini 4 kısma ayırabiliriz:

** 0-4 ay arasında primitif reflekslerin hakim olduğu dönemdir.Yani çocuk ayakları üzerine bastırıldığında istem dışı bacaklarını sertleştirerek dik durabilir. Bu dönem gerçek ayakta durma değildir.
** 4-7. ay arasında ise çökme periodudur. Biz tıp dilinde bu döneme abazi fazı deriz. Bu dönem ailelerin, çocuklarının ayağı üzerinde duramadığı için panikledikleri dönemdir. Bu nedenle çoğu aile çocuklarını yürütece koyarlar. Halbuki yürütece bindirmelerinin hiçbir faydası yoktur. Çünkü bu dönemde çocuk ayaklarına basamaz ve yere yığılır.
** 7-12. aylar arasında ise istemli ayağa kalkma dönemidir. Bu dönemde çocuk tekrar ayakları üzerine basmaya başlar.
** 12-15. ay arasında ise yürüme gerçekleşir.

0-12 ay arasındaki omurga gelişimini de gözden geçiricek olursak:
3. ayda ön kollarına kalkarak omurga dikleşmeye başlar. 5.ayda elleri üzerine kalkmaya başlar. 6. ayda döner. Böylece vücudun sağa ve sola dönebilme kabiliyeti gelişir. 7. ayda sürünme başlar. Vücudun öne arkaya hareketi ortaya çıkar. 8. ayda emekleme başlar. Böylece vücut yer çekimine karşı en önemli hareketini yapmış olur. 9-12. aylar arasında dikleşme başlar. Diz üstü kalkabilir. 12-15 ay arasında ise uzayda üç boyutlu hareket yani yürüme başlar.

Bütün bu gelişimleri neden anlattım? Aileler çocuklarının belirli dönemlerinde, özellikle 4-7. aylar arasında, biraz da çevrenin baskısıyla çocuklarına YÜRÜTEÇ alırlar ve kullandırırlar. Halbuki yukarıda gördüğünüz çocuğun gelişiminin herhangi bir devresinde yürüteç kullanılırsa doğal yapıyı zorlayacağı için aşağıdaki problemlerle karşılaşabilirsiniz :

Ø Ayak yapısı daha hazır olmadan bastırıldığı için ayak deformiteleri oluşabilir.
Ø Kalça yapıları tam gelişmeden, tüm vücut ağırlığının simetrik yada asimetrik olarak kalçalara yüklenmesi sonucu kalça problemleri oluşabilir.
Ø Yine vücudu daha yerçekimine karşı dik durmaya hazırlıklı olmadığından yığılarak duracağı için kifoz yada skolyoz gibi vücut bozukluklarına neden olabilir.

Ø Bacak boyları tam basmaya yetmediği ve tam basmayı bilemediği için parmak ucu basar. Bu da onda alışkanlık yapabilir ve yürüdüğü zaman parmak uçlarında yürüyebilir.
Ø Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan araştırmalarda 1-12 ay arasında geçirilen kafa travmalarının nedeni %90 oranında YÜRÜTEÇ KAZALARI olarak tesbit edilmiştir.
Ø Kısıtlı bir mekanda kaldığı için de psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkiliyebilmektedir.

İşte bu nedenlerden dolayı bebeğinizin fiziksel, zihinsel ve psikolojik açıdan sağlıklı bir yapıya sahip olmasını istiyorsanız çocuklarınıza YÜRÜTEÇ KULLANDIRMAMANIZI tavsiye ederiz. Yere konulan bir serginin üzerinde özgürce oynamasına ve gelişmesine yardımcı olun.

Dr.Fzt. Deniz DARYAL

 
Kız Bebeklerin Alt Temizliği

Kız Bebeklerin Alt Temizliği

Kız bebeklerde idrarın çıktığı yer, genital organ olan “vajina” ve kakanın çıkartıldığı “anüs” anatomik olarak birbirine çok yakındır. Genital yapının bu özelliği nedeniyle, kız bebeklerde idrar yolu enfeksiyonu ve “vajinitis” denilen genital bölge enfeksiyonu gelişme riski fazladır. Bu yüzden bu bölgeyi temizlerken, silme işleminin önden aşağıya ve arkaya doğru yapılması gereklidir. Temizlik sırasında bebeğin bacakları hafifçe kaldırılıp açıldıktan sonra, Islak Temizleme Mendilleri ile, genital bölgenin üstünden başlanarak, aşağıda bulunan “anüs” bölgesine doğru yavaşça silinmeli ve bir daha kullanılmamak üzere atılmalıdır. Kaka bulaşmış bir pamuk parçası bir daha asla cilde sürülmemelidir. Bu işlem temizlik sağlanıncaya kadar birkaç kez tekrarlanır. Eğer silme işleminin yeterli olmayacağı düşünülüyorsa, bebeğin bez bölgesi yine önden arkaya doğru akarsu altında yıkanabilir.

Bu noktaları atlamayın:
• Bebeklerin günde altı-sekiz defa idrar yaptığı, bir-iki defa dışkı yaptığı dikkate alınacak olursa, saat başı ya da iki saatte bir bebeğin altının temizlenmesi gerekmektedir.
• Bebeğinizin altını Islak Temizleme Mendilleri ile sildikten sonra poposunu kuruması için bir-iki dakika açık tutun. Bezini kapatmadan önce mutlaka Pişik Kremi’ni, cildinde ince bir tabaka halinde kalacak şekilde sürüp bezini öyle kapatın.
• Alt temizliğinin bebeğin hassas cildine zarar verilmeden yapılması son derece önemlidir.

Sadece su ile yapılan alt temizliği cildin kurumasına neden olabilir. Bebeğinizin cildini, losyon veya krem içeren, kalın ve dayanıklı temizleme mendilleri ile temizlediğinizde, bakımını da sağlamış olursunuz.

 
Bebeğinizin ayina göre oyuncak seçimi

Bebeğinizin ayina göre oyuncak seçimi


Oyuncak Rehberi

Yeni doğan bir bebeğin oyuncaklara gereksinimi olmaz; ancak, iki ya da üç aylık olduğunda onlara daha fazla dikkat etmeye başlar ve ilk doğum gününden sonra vazgeçilmez olacaktır. Oyuncaklar önemlidir: günün belirli zamanlarında televizyon seyredemezsiniz ya da anne-babalar ve çocuklarla ilgili reklamlara boğulmamış bir dergi okuyamazsınız. Ayrıca, tün anne-babalar çocuklarının “ilerleme kaydetmesini” ister, bu nedenle oyuncakların gelişim sağladığı düşüncesine katılmaları çok kolaydır. İLK 3 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Hareketli, özellikle müzikli, parlak renkli ve basit biçimli olanları seçin Bebeğin dikkatini toplamasına ve şekil tanımasına yardım eder

Plastik Halka El denetimini ve eşgüdümünü geliştirir

Çıngırak El denetimini ve el-göz uyumunu geliştirir; bebeğe bedenin bittiği oyuncağın başladığı yeri öğretir; etki ve tepki

Atlı karınca etrafındaki ayıcıklar Bebeğin odaklanmasını sağlar; uzanmaya teşvik eder; büyüdüğünde onlarla konuşabilir

Asılı oyuncakları olan oyun minderi Çeşitli dokunma deneyimlerini sunar; etki ve tepkiyi öğretir; uzanmaya teşvik eder

Müzikli, çekilen oyuncak Etki ve tepkiyi öğretir
4 – 6 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Bez bebekler ve diğer yumuşak oyuncaklar Düşsel oyuna teşvik eden, avutucu nesneler

Yumuşak top El-göz uyumunu geliştirir

Ayna Benlik kavramını besler

Parlak renklerde ve farklı şekillerde yumuşak bloklar Renk ve şekilleri tanımaya yardımcı olur

Oun minderi/oyun merkezi Etki-tepkiyi öğretir

Diş çıkarma halkaları Rahatsız dişetleri yatıştırır

Kumaş kitaplar Dokunma deneyimi kazandırır; kitap sevgisini besler
7 – 8 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Bloklar Boyut algısını güçlendirir, renk ve şekil tanımayı sağlar

Toplar El-göz uyumunu ve dengeyi sağlar

Ayna Benlik duygusunu geliştirir

Tahta kitaplar Eğlenceli; sözcük dağarcığını çoğaltır

Telefon Yartıcı oyun sunar, iletişim becerilerini arttıtır

Kutudaki yaylı kukla Nesne kalıcığını öğretir
9 – 12 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Kaplar Nesene kalıcılığını öğretir

Üstüste yığılan oyuncaklar Boyut algısını güçlendirir

Delikli herhangi bir şey Nesne kalıcılığını öğretir

Banyo oyuncaklar (duş, kepçe, kova) Ölçme ve tartmaya yardım der; yeni ortamları keşfetmeye cesaretlendirir; güvenli “özgür” oyunla tanıştırır

Birbirine geçen bloklar Boyut algısını güçlendirir; yapılandırma becerileri kazandırır

Direksiyon Düşsel oyun sunar
13 – 15 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Şekil sıralama Şekiller arrasındaki ilişkiyi öğrenmesini sağlar

Oyuncak kamyon ya da yürüteç Denge ve yürümeyi öğretir

Üstüste yığılan halkalar Sıralama becerisi kazandırır

Basit yapbozlar Kas becerilerini geliştirir; okuma öncesi beceriler kazandırır

Ayıcık halkaları El becerisine yardım eder

Eşleme oyuncakları Eşleme ve ilk matematik becerisidir

Sıralama çantası Sıralamayı teşvik eder, ilk matematik becerisi

Şekil yerleştirici Sıralama becerilerine yardım eder; boyut algısını güçlendirir

16 – 18 AY
Oyuncak Öğretici Değer
Bebekler ya da doldurulmuş hayvanlar Hayal gücünü geliştirici oyun sunar

Oyuncak at Fiziksel becerileri taşvik eder

Kalın pastel boyalar Çizim ve el becerisini geliştirir

Sabundan balonlar yapan oyuncak İlk bilişsel kavramları öğretir: Bazı maddeler biçim değiştirir

 

Etiketler

Ziyaretçi

Bugün: 6